Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi ziyarette bulunmak üzere Katar'a gitti.
Bakan Fidan ilk olarak, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Thani ile de bir araya geldi.
Daha sonra Fidan, başkent Doha’da Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Mohammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüştü.
Bakan Fidan, görüşmenin ardından mevkidaşı Al Sani ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Bakan Hakan Fidan'dan kritik sözler: Ya sulh içinde! Ya da başka türlü… #sondakika
— ÜLKE TV (@ulketv) April 27, 2025
👉https://t.co/HW8pUiyqJl pic.twitter.com/YPyj9h37y0
Türkiye'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğünü hedef alan, egemenliğini zedeleyecek hiçbir girişimi kabul etmediğini hatırlatan Fidan, Suriye'de merkezi otorite dışında silah taşıma imkanı verecek hiçbir girişimin de kabul edilmeyeceğini bildirdi.
Fidan, Ankara'nın Suriye'de hazırlanacak anayasanın ve yönetimin ülkedeki tüm gruplara eşit imkanları sağladığı bir ortamı görmek istediğine ve bu konuda olumlu adımların da atıldığına dikkati çekti.
Ülkedeki zorlu duruma değinen Fidan, Katar ve bölgedeki diğer ülkelerle bir araya gelerek kalkınma, ekonomi ve yaptırım gibi konularda neler yapılabileceğinin ele alındığını belirtti.
Bakan Fidan'ın Suriye ile ilgili açıklamaları şöyle:
YPG ile Suriye'deki yönetim arasında geçtiğimiz aylarda imzalanan anlaşmanın hayata geçmesini bekliyoruz. Aynı zamanda PKK'nın örgüt olarak yapılan çağrıya bir an önce olumlu cevap vermesini, silahları bırakmasını ve bölgemizde normale dönüşün önünde engel olmaktan çıkmasını bekliyoruz.
Suriye'de DEAŞ nasıl sistemden çıktıysa PKK da sistemden çıkacaktır. Ya kendi isteğiyle; barış içerisinde, sulh içerisinde çıkacak. Ya da başka türlü çıkacak.
Bizim için aslolan Suriye'nin egemenliğini koruyarak saygın, kalkınmış bir devlet olarak bölgede ve uluslararası camiada yerini almasıdır.
Suriye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılması için uluslararası ve bölgesel platformlarda çaba göstermekteyiz.
Suriye'de iş birliğimizi yeniden imar sürecinde devam ettiriyoruz.
Vatandaşların anayasal garanti temelinde eşit, kendi kimliklerini ortaya koydukları bir sistemi engelleyecek hiçbir girişimi kabul etmiyoruz.
Ülkedeki Türk, Sunni, Nusayri, Türkmen, Arap, Dürzi bütün gruplara eşit imkanların sağlandığı bir durumu görmek istiyoruz.
BAKAN FİDAN'DAN GAZZE SÖZLERİ
İsrail Filistinlilere soykırım uygularken insanlık vicdanı ve uluslararası hukuku da katletmekte.
Gazze'de ateşkesin yeniden sağlanmasını, insani yardımların bölgeye girmesini, rehine ve tutuklulukların karşılıklı takasını istiyoruz.
Adil ve kalıcı çözümün anahtarı, iki devletli çözümdür.
Filistin ve İsrail halklarının barış içinde yaşaması için çalışmaya devam edeceğiz.
KATAR: AÇLIĞIN FİLİSTİNLİLERE KARŞI SİLAH OLARAK KULLANILMASINI KABUL EDEMEYİZ
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani de görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında, Türk tarafı ile İsrail'in Gazze Şeridi'ne yeniden başlattığı saldırıları görüştüklerini söyledi.
Katar'ın, bu savaşı sonlandırmak ve tarafları ateşkese geri döndürmek için ortaklarıyla çabalarını sürdürdüğünü vurgulayan Al Sani, "Kardeş Filistin halkının aç bırakılmasını ya da açlığın silah olarak kullanılmasını kabul edemeyiz. Arabuluculuğumuzda tarafları yakınlaştırmaya çalıştık ancak kötü niyetli dedikodularla karşılaştık." ifadelerini kullandı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne insani yardımların girişini engellemesine ilişkin Al Sani, "Bizler bütün ortaklarımızla uluslararası camiada çalışmalara devam etmeliyiz, İsrail'i zorlayacak adımlar atmalıyız ki insani yardım, yakıt, içecek ve gıda Gazze Şeridi'ne girebilsin." dedi.
Al Sani, Mısır ve diğer ortaklarla Gazze'deki ateşkesin ikinci aşamasına doğru ilerlemek için koordinasyonu sürdürdüklerini, mevcut müzakerelerin amacının esirlerin serbest bırakılması ve savaşın sona erdirilmesi olduğunu vurguladı.
Hamas'ın İsrailli tüm esirleri serbest bırakmaya hazır olduğunu defalarca ve açıkça doğruladığını aktaran Al Sani, "İsrail, Gazze'deki savaşı bitirmeden tüm esirlerin serbest bırakılmasını istiyor." dedi.
Suriye'deki gelişmelere de değiinen Al Sani, yeni Şam yönetiminin, devleti yeniden yapılandırma ve halkın farklı kesimleri arasındaki kardeşliği pekiştirme yönünde attığı adımları desteklediklerini ifade etti.
"Suriye'de herhangi bir tarafın devlet dışı bir çerçevede silah taşımasını reddediyoruz"
Katar'ın Suriye'deki barış çabalarını desteklemek için diğer kardeş ülkelerle de iletişimini sürdürdüğünü aktaran Al Sani, şunları kaydetti:
"Tabii bütün bunlar Suriye halkının çıkarları ve istekleri doğrultusunda olmalıdır. Görüşmede ayrıca kardeş Suriye'ye uygulanan yaptırımlardan da bahsettik. Yaptırımların kaldırılmasının zamanı gelmiştir. Böylece Suriye halkının işlerini kolaylaştırmamız gerekir. Suriye'nin egemenliğine zarar verecek herhangi bir müdahaleyi kabul etmiyoruz ve herhangi bir tarafın devlet dışı bir çerçevede silah taşımasını reddediyoruz."
Al Sani, İran ile ABD arasında arabuluculuk yapan Umman'ın çabalarını da memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
İsrail-Hamas müzakereleri devam ediyor
Basın toplantısında Al Sani, son zamanlarda arabuluculuk müzakerelerinin devam edip etmediği yönündeki bir soru üzerine şu ifadeleri kullandı:
"Müzakereler geçen haftalarda durmadı. Mısır ve Katar arasındaki ortak çabalar devam etti. Savaşın sona ermesi için uğraşımız devam ediyor. Şu an Hamas'ın yanıtladığı bir öneri vardı. Savaşın sonlanması ve esirlerin geri dönüşü için müzakereler devam ediyor. Savaşın sonlanmasının zamanı geldi, Filistin halkının aç kalmasının hiçbir gerekçesi yok."
Ateşkese ilişkin yolların açık olup olmadığına dair bir soruyu ise Al Sani, şöyle yanıtladı:
"Önceden dediğim gibi müzakereler hiç durmadı, biz sürekli çalıştık. Tarafların anlaşmaya devam etmesi için perşembe günü yapılan anlaşma bu yönde yapılan çabanın bir uzantısıydı. Hamas'ın buradaki önerisi de daha önce var olan bir şeydi. Açıkça da ilan edildi. Arabuluculuk yöntemlerini doğru işletmeliyiz. Savaşı sonlandırmalıyız, bu elzem bir konu ve üzerimize düşeni yapıyoruz."
"ABD'deki öğrenci protestolarının arkasında Katar'ın olduğu iddiaları asılsız"
ABD'deki öğrenci protestolarının arkasında Katar'ın olduğu yönündeki iddialara ilişkin ise Al Sani, "ABD'deki öğrenci protestolarının arkasında Katar'ın olduğu yönündeki tüm iddialar tamamen hezeyandan ibarettir." ifadesini kullandı.
Amerikan üniversiteleriyle olan ilişkilerinin sadece Doha'daki eğitim kurumlarıyla sınırlı olduğunu vurgulayan Al Sani, şunları kaydetti:
"Katar'ın eğitim veya araştırma kurumlarına sağladığı her türlü finansman, herkesin görebileceği şekilde ve şeffaflık içinde gerçekleşmektedir. Katar, barış yanlısı bir ülkedir ve birçok farklı arabuluculuk görevinde önemli roller üstlenmiştir."