"Türk milleti olarak Kudüs nöbetimiz devam ediyor!" Erdoğan'dan ayakta alkışlanan sözler "Türk milleti olarak Kudüs nöbetimiz devam ediyor!" Erdoğan'dan ayakta alkışlanan sözler

PKK, terör örgütü elebaşı Öcalan'ın 27 Şubat Perşembe günü yaptığı; "PKK silah bırakmalı" çağrısının ardından olumlu yanıt verdi.

Kandil'den gelen açıklamada; “Öcalan'ın çağrısına uyuyor ve kendi cephemizden çağrının gereklerine uyacağımızı ve uygulayacağımızı belirtiyoruz” ifadesi kullanıldı. 

Ancak silah bırakmak için terör elebaşının, 'fiziken serbest bırakılmasını' şartını koştu.

Terör suçundan cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş da Öcalan'ın çağrısına destek verdi.

Demirtaş, sürecin başarılı olabilmesi için elinden geleni yapacağını söyledi.

Irak bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, PKK'dan Öcalan'ın yaptığı çağrıya uymasını istedi.

PKK'nın Suriye kanadından da açıklama geldi. 

PYD elebaşı Salih Müslim, "Siyasi grup olarak faaliyet göstermeye izin verilerse, silahları bırakacağız" dedi.

BAHÇELİ'DEN FLAŞ AÇIKLAMALAR

Kandil'den gelen bu mesaj ardından konuya dair açıklama Milliyetçi Hareket Partisi'nin sosyal medya hesabından yapıldı.



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörsüz bir Türkiye'nin eşiğine gelindiğini belirterek, “Milli huzur ve sükunetin gün doğumuna ramak kalmıştır” dedi.

Bahçeli, Türkiye için tarihi bir fırsat kapısının aralandığını kaydetti.

MHP Lideri "Bölgesel ve küresel tehditlere karşı varisi olduğumuz medeniyet müktesebatı ve muazzez millet varlığı yegane güvencemizdir." ifadelerini kullandı.

“KANDİL'İN AÇIKLAMASI MEMNUNİYET VERİCİ”

Devlet Bahçeli, Kandil'den yapılan açıklamaların memnuniyet verici olduğuna da değindi.

Bahçeli, "PKK terör örgütünün Kandil’deki elebaşları İmralı’nın etrafında kenetlenerek, 27 Şubat çağrısına sahip çıkmaları geldiğimiz bu aşamada örgütsel tutarlılık olup herkesin yararınadır." sözlerine yer verdi..

Açıklamada terörle mücadelede ödün verilmeyeceği de aktarıldı.

"Devletin pazarlık yapmayacağını bilmeyecek kadar fikren, kalben, ve kokuşmuş çevrelerin absürt hamaset tuzaklarına düşülmeyeceği" vurgulandı.

"YENİ TARİH YAZILIYOR"

Öte yandan Bahçeli, Türk milletinin yeni bir tarih yazdığını "Bu tarih sayfalarında vatan ve millet muhaliflerine asla yer olmayacaktır." ifadelerine yer verdi.

İŞTE BAHÇELİ’NİN YAZILI BASIN AÇIKLAMASININ TAMAMI:
"Siyasi çalkantıların, silahlı çatışmaların, sistemik çatlakların ve sivrilen diğer pek çok çarpıklığın insanlığın barış, huzur ve güvenlik atmosferini zehirlediği herkesin malumudur.
İstikrarı zedelenmiş, iradesi zincirlenmiş bir dünya tablosu tüm risk ve belirsizlikleriyle karşımızdadır.
Çok bilinmeyenli küresel siyaset denkleminin hangi vasıtalarla çözüleceği, çözülse bile sonunun ve sonuçlarının nasıl olacağı meçhuldür, ayrıca üzerinde kafa yorulması gereken de karmaşık bir muammadır.
Ahlaki, manevi ve hukuki krizlerin yükselen çıtasına eşzamanlı olarak yaygınlaşan jeopolitik çekişmeler, ekonomik restleşmeler ve stratejik cepheleşmeler devamlı yeni mevziler elde edip farklı boyutlar kazanmaktadır.
Böylesi kaotik ortam ve şartlarda Türkiye için tarihi bir fırsat kapısı aralanmıştır.
Bölgesel ve küresel tehditlere karşı varisi olduğumuz medeniyet müktesebatı ve muazzez millet varlığı yegane güvencemizdir.


Türk milleti bin yıldır Anadolu coğrafyasını yurt tutmuştur.
Elbette bu bin yıllık süreçte ağır bedeller ödenmiştir.
Mukadderatımızın şerefi, mukaddesatımızın simgesi olan aziz vatan aynı zamanda üzerinde yaşayan beşeri cevherin birlik ve kardeşliğiyle gerçek mana ve muhtevasını bulmuştur.
Anadolu coğrafyasında gelip geçici, konargöçer, dönemsel kiracı ve ziyaretçi olmadığımız asırların müşahitliğiyle tescil ve tevsik edilmiştir.
Türk milleti devasa mahiyetli ve kökleri derinlere tutunan muazzam bir kardeşlik şuurunun mecmuu ve medarı iftiharıdır.
Bugüne kadar yaşanan nice acı birlikte yaşama inancına ve isteğine gölge düşürememiştir.
Küresel emperyalizmin şirret oyunları milli dayanışmanın emsalsiz azmiyle berhava edilmiştir.
Türk milletine kan, renk, ruh ve vücut veren her insanımız kısmi nitelikli yöresel, dilsel ve kültürel farklılıkların çok üstünde temerküz eden soylu bir kucaklaşmanın neferleri olmuşlardır.
Türkiye Cumhuriyeti 1984 yılından buyana bölücü terör örgütü PKK’yla mücadele etmiştir.
Bu mücadele haklıdır, meşrudur, hukukidir, elbette takdir ve tazime en üst seviyede layıktır.
Nihayet yeni yüzyılda terörsüz Türkiye’nin seher vaktine gelinmiş ve bu suretle milli huzur ve sükûnetin gün doğumuna ramak kalmıştır.
27 Şubat 2025 tarihinde DEM heyeti tarafından kamuoyuna okunan ve İmralı’da kaleme alınan açıklama baştan sona değerli ve önemlidir.
27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır’ın Lice İlçesi Fis Köyü’nde birinci kongresini yaparak Marksist-Leninist çerçevede büyük Kürdistan’ın kurulmasını hedefleyen PKK terör örgütü, 47 yıl sonra kurucu lideri tarafından örgütsel yapısını lağvetmeye çağrılmıştır.
Kandil’den yapılan açıklamalar bu çağrıyı destekleyici ve tamamlayıcı özelliktedir, nitekim memnuniyet vericidir.
PKK terör örgütünün Kandil’deki elebaşları İmralı’nın etrafında kenetlenerek 27 Şubat çağrısına sahip çıkmaları geldiğimiz bu aşamada örgütsel tutarlılık olup herkesin yararınadır.
Terörle sonuç alınması ham bir hayaldir.
Türk-Kürt kardeşliğinin kundaklanmasına ve kurcalanmasına müsamaha gösterilmesi bundan sonra hem imkansız hem de böylesi bir yanlışın peşine düşmek beyhude bir düşüncedir.
Çağrı bölücü örgütün bütün bileşenlerine yapılmıştır, riayet ve muvaffakiyeti yeni yüzyılda Türkiye’nin gücüne güç katacak, bin yıllık kardeşliği bir yanda çevikleştirip diğer yanda çelikleştirecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi terörsüz Türkiye amacına samimi katkı sağlayan, demokratikleşme sürecine önşartsız omuz veren kim olursa aziz Türk milleti namına müteşekkirdir.
Medyaya yuvalanmış bazı art niyetlilerin 27 Şubat çağrısını karalamaya, barış ve huzur adımlarını baltalamaya çalışmaları sinsi bir tertiptir.
Terörsüz Türkiye özlemini sulandırmaya, ihtiyatlı iyimserlik ortamını bulandırmaya çaba harcayanlar bilinmesini isterim ki, bölücülüğün değirmenine su taşıyan, terörün kanlı saldırılarının devamından çıkar ikmali yapan taşeronlaşmış gayri milli zihniyetlerdir.
“Ne verildi? Ne alındı” sorularını gündeme taşıyarak yüzlerini buruşturanların, pozitif iklimi karıştıranların masumiyetinden ve makuliyetinden bahsetmek mümkün değildir.
PKK’nın kendini feshedecek olmasından dolayı korkuya kapılanların istismar kaynağı kuruyacak, Türkiye yeni yüzyılın rotasında muhteşem bir uyanışa geçecektir.
Provokasyonlara azami dikkat ederek, marjinalleşmiş grupların tahriklerine karşı uyanık durarak, mücavir bölgelerimizde gözü ve hedefi olan ülkelerin senaryolarına zamanında ve hazırlık içinde müdahalede bulunarak şiddet ve ihanetle ihata edilmiş bir dönemin kapıları bir daha açılmamak üzere kapatılacaktır.
Terörle mücadeleden de ödün verilmemesi asıldır.
Devletin pazarlık yapmayacağını bilmeyecek kadar fikren, kalben, aklen ve vicdanen kurumuş ve kokuşmuş çevrelerin absürt hamaset tuzaklarına düşmeden Türk ve Türkiye Yüzyılı elbirliğiyle, güç birliğiyle tesis ve temin edilecektir.
Türk milleti yeni bir tarih yazmaktadır.
Bu tarih sayfalarında da vatan ve millet muhaliflerine asla yer olmayacaktır.
Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin mübarek Ramazan ayını bir kez daha kutluyor, Rabbim’den birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi her daim muhafaza buyurmasını niyaz ediyorum.
Terörsüz Türkiye, huzurlu Türkiye, süper güç Türkiye yarın değil, hemen ulaşılacak bir hedeftir ve bizim de siyasi şerefimize emanettir."